Nilgün Özcan
04 şubat, 2026

“İlham veren lider” olmaya değil, her şeyi düşürmeden taşıyabilmeye ihtiyaç var.

Türkçe ya da İngilizce fark etmez. Hangi dilde olursa olsun Google’da “liderlik” diye arattığınızda karşınıza binlerce benzer görsel çıkar. Zirveye bakan siluetler. Önden yürüyen figürler. İlham cümleleri. Sahada olan biten ise bunlarla pek de örtüşmüyor. Açık söyleyeyim: Liderlik eğitimlerine inanmıyorum. Hatta liderlik kavramının bugünkü haliyle kendisine de. Ticari, içi boşaltılmış ve çoğu zaman gerçeği yansıtmayan bir anlatı olduğunu düşünüyorum. Araştırmalar gösteriyor ki şirketlerin yatırım yaptığı ana başlıklardan biri liderlik. Dünya çapında bu alana yılda yaklaşık 75–100 milyar USD harcanıyor. İnanılmaz bir sektöre dönüşmüş durumda. Üstelik liderlik eğitimlerinin, 2021–2025 arasında %8–12 bandında büyüdüğüne dair güçlü tahminler var. Yani son 5 yılda kurumsal liderlik eğitimine ayrılan pay artıyor. Peki yapılan bunca yatırım sahada neden karşılık bulmuyor? Çünkü liderlik çoğu zaman şuna indirgeniyor: – bir kimlik anlatısı; “Lider böyle olur.” – ideal davranış listeleri; empatik ol, ilham ver, vizyon yarat… – bağlamdan kopuk ilham dili; her koşulda güçlü dur, ekibini yükselt. – bireysel farkındalık egzersizleri; kendini tanı, potansiyelini açığa çıkar. Bunların hepsi kulağa hoş geliyor ama sahadaki gerçek soru bu değil. Kimse sabah işe gelirken şunu sormuyor: “Bugün nasıl daha iyi lider olurum?” Sorulan soru şu: “Bu sistemde ayakta kalırken işi nasıl yürütürüm ve insanı nasıl tutarım?” Ve tam da burada liderlik anlatısı çöküyor. Çünkü sahada yönetici olmak; bir kimlik taşımak değil, yük tutmak demek. İnsanlar “lider” oldukları için değil, işi yürüttükleri için ayakta kalıyor. Bu da aynı anda şunları gerektiriyor: – Teknik uzmanlık – Mentörlük yapabilme – Duygusal dayanak olabilme – Vardiya, izin ve operasyonu tutabilme – Değişimi ve belirsizliği yönetebilme Ve bunlara ek olarak: – Hedefi tutturmak – Eksik kaynağı idare etmek – Yorgun ekibi ayakta tutmak – Krizi çözmek – Gerektiğinde operasyona girmek – İnsanın duygusunu regüle etmek Bu kadar rol varken, “ilham veren lider” olmaya değil, her şeyi düşürmeden taşıyabilmeye ihtiyaç var. Çalışanlar şunu soruyor: “Biri arkamda duruyor mu?” “Bir sorun yaşadığımda gerçekten çözülüyor mu?” Yöneticinin iç sesi ise çoğu zaman şu: “Bu yükü ben mi tutacağım, yoksa biri benimle mi tutacak?” İşe yarayan yöneticilik; vizyon cümlelerinden değil, yükü paylaşabilme kapasitesinden doğuyor. O yüzden bence sorun liderlik eksikliği değil sorun, rol gerçekliğinden kopuk liderlik anlatıları. Çalışanlar ilhamdan önce yöneticilerinden en çok şunları istiyor: – Netlik – Destek – Tutarlılık – Yalnız bırakılmamak Belki de sormamız gereken soru şu: Daha iyi liderler mi yetiştiriyoruz, yoksa insanı bu sistemde taşıyabilecek yapıları mı kuruyoruz? Sizce sahada gerçekten yaşanan ve işe yarayan ne? Not: Çok sevdiğim saha yönetim ekiplerine ithafen yazılmıştır. hashtag#liderlik hashtag#yöneticilik hashtag#organizasyonelgelişim hashtag#liderlikeleştirisi hashtag#rolgerçekliği hashtag#gerçeksaha hashtag#ekipyönetimi hashtag#insankaynakları hashtag#stratejikik




Referanslarımız

Referans 6 Referans 7 Referans 8 Referans 9 Referans 10 Referans 11